
|
|
|
Gazi
Hastanesi -
Radyoloji
 |
 |
|
4 Boyutlu Renkli Doppler Sonografi
UltraSonografi
Mammografi
Röntgen
Panoromik ve Sefalometrik Röntgen
Girişimsel Radyoloji (USG - BT Eşliğinde Troit, Meme, Prostat Biopsisi)
Bilgisayarlı Multislice Tomografi;

Çok
kesitli bilgisayarlı tomografi
konusuna girmeden önce bilgisayarlı
tomografinin evriminden biraz söz
etmekte yarar var;
KLASİK BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ
Bilgisayarlı tomografide x ışınları
veren bir tüp ile bu ışınları tutan
dedektörler bulunur. Hasta ise bu
ikisinin ortasındadır. Böylece x
ışınları hastanın içinden geçtikten
sonra dedektörler tarafından tutulur
(Resim 1). Vücudun dokularının
atomik yoğunlukları farklı farklı
olduğundan her bir dokunun tuttuğu x
ışını farklı olur ve böylece doku
görüntüleri oluşturulur. Tüp ve
dedektörler hasta etrafında 360
derece dönerek vücudun o bölümünün
kesitini görüntülerler.
Klasik tomografide bir kesitin
görüntüsü alındıktan sonra masa
biraz ileri doğru hareket ederek bir
sonraki kesit alınır. Bu yöntemle
inceleme hem zaman alıcıdır hem de
solunum hareketlerine aşırı
duyarlıdır, bundan dolayı da kalp
damar incelemeleri için uygun
değildir.

Resim 1: Klasik bilgisayarlı
tomografi. Hasta, x ışınlarını veren
tüp ile bu ışınları yakalayan
dedektör arasındadır. Tüp ve
dedektör bir tur döndükten sonra
masa (dolayısı ile hasta) biraz
ileri kayar ve işlem tekrarlanır.
SPİRAL BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ
Bu
güçlüğü yenmek için son yıllarda
spiral bilgisayarlı tomografiler
(Spiral CT) çıkarılmıştır. Burada
ise tüp ve dedektörler hasta
etrafında sürekli dönerken, hastanın
yattığı masa önceden belirlenmiş bir
hızda sürekli hareket eder (Resim
2). Hastaya göre bu hareket spiral
şeklinde olduğu için de spiral BT
adını almıştır. Bununla incelemeler
çok kısa sürelerde yapılabilir hale
gelmiştir. Ancak bu da hareketli bir
organ olan kalbin görüntülenmesi
için yeterli olmamıştır.

Resim 2: Spiral bilgisayarlı
tomografi. Burada tüp ve dedektörler
sürekli dönerken masa da sürekli
kayar.
ÇOK
KESİTLİ (MULTI-SLICE) TOMOGRAFİ
Bunun
üzerine çok kesitli (multi-slice)
spiral BT'ler (MSCT) çıkarılmıştır
(Resim 3). Bu tomografilerde daha
ince ve birden fazla sıra halinde
dedektör bulunur. Son teknolojik
ilerlemeler ile tüp hareketi de
hızlandırılmıştır. Önceleri 4 sıra
halinde olan dedektörler, daha sonra
16 sıra haline getirilmiş, son
çıkanlarda ise 64 sıralı olanları
yapılmıştır. Böylelikle görüntülerin
çözünürlüğü artmış ve 20 saniyenin
altında nefes tutmayla yapılabilir
hale gelmiştir.

Resim 3: Çok kesitli spiral
bilgisayarlı tomografi. Burada
dedektör sayısı artırılmıştır.
Ç ok kesitli (multi-slice)
bilgisayarlı tomografinin
avantajları:
İşlem süresi kısadır, bir nefes
tutma süresinde yapılabilir.

-
Kranyum,
-
Hipofiz,
-
Orbita,
-
Paranazal
Sinüs,
-
Temporal kemik,
-
Boyun,
-
servikal (seviye...),
-
Dorsal (Seviye...),
-
Lomber
(Seviye...),
-
Dental BT,



-
Omuz,
-
Dirsek,
-
Koksofemoral
Eklem,
-
Ayak
RENKLİ DOPPLER
SONOGRAFİ
4D ultrasonografi (Voluson
730 ) en son
teknolojik
ultrasonografi
cihazı olup ,anında
3 boyutlu fetus
görüntüsü elde
edilmektedir.
Ultrasonografi
cihazı renkli
doppler ultrason ve
2 boyutlu ultrason
olarakta son derece
üstün özelliklere
sahiptir.
-
Üst
Ekstremite
Arterleri
-
Sağ
Sol
-
Alt
Ekstremite
Arterleri
-
Sağ
Sol
|
|
-
Üst
Ekstremite
Venleri
-
Sağ
Sol
-
Alt
Ekstremite
Venleri
-
Sağ
Sol
|
|
|
-
Karotis
–
Vertebral
-
Skrotal
-
Penil
-
Renal
Arterler
|
|
|
ULTRASONOGRAFİ
-
Tüm
Batın
-
ÜSt
Batın
-
Pelvis
|
|
-
Üriner
Sistem
-
Meme
-
Gebelik
(2.Düzey)
|
|
|
-
Transvaginal
-
Transrektal
-
Tiroid
|
|
|



MAMMOGRAFİ
Mammografi memenin
detaylı görüntüsünün
düşük dozajlı özel
bir x ışını (Röntgen
Işını) yardımı ile
film üzerine
alınmasıdır.
Mammografide düşük
dozajlı X ışını,
yüksek kontrastlı ve
yüksek yoğunluklu
filmler ve özel
olarak dizayn
edilmiş röntgen
cihazları
kullanılır. Meme
kanseri tedavisinin
başarıya ulaşmasında
erken teşhis çok
önemlidir.
Mammografi erken
meme kanseri
teşhisinde en
önemli rolü
oynar. Birleşik
Devletler Gıda ve
İlaç İdaresi (US
Food and Drug
Administration) 50
yaşın üzerindeki
kadınlarda bulunan
kitlelerin %85 ile
%90’ının
hissedilebilir
büyüklüğe
ulaşmasından 2 yıl
kadar önce
mammografi ile
belirlenebileceğini
tahmin etmektedir.
Mammografinin
yararları,
potansiyel riskleri
ve verdiği
rahatsızlıktan çok
daha fazladır.
Mammografi meme
içerisindeki
değişiklikleri
kadının kendisi ya
da doktoru
tarafından
hissedilemeyecek
düzeydeyken bile
görüntüleyebilir.
Kitlenin
bulunmasının
sonrasında,
mammografi bunun
kanser olup
olmadığının
belirlenmesinde
kullanılabilir. Bu
amaçla mammografi
yardımıyla biyopsi
yapılabilir.
Biyopsi, kuşkulu
dokunun alınarak
laboratuar şartları
altında kanser olup
olmadığının
belirlenmesi
işlemidir. Bir
anormalliğin
bulunması durumunda,
özel bir mammografi
türü (Stereotactic
Mammography)
eşliğinde ya da
ultrason yardımı ile
yapılan biyopsi
teşhisinin
doğrulanması amacı
ile kullanılabilir.
Mammografinin
Çeşitleri
Kontrol ve tanı
amaçlı olmak üzere
mammografi ikiye
ayrılabilir;
• Kontrol amaçlı
mammografi, hiç bir
şikayeti olmayan
kadınlarda olası
meme kanserlerini
erken aşamada teşhis
etmek için
kullanılır. Kontrol
amaçlı mammografi
düzenli olarak
yapıldığında erken
tanı olasılığını
arttırarak tedavinin
başarıya ulaşma
şansını önemli bir
ölçüde arttırır. 40
yaşını geçen her
kadının yılda bir
kez kontrol amaçlı
mammografi
yaptırması
önerilmektedir.
Göreceli olarak daha
yüksek risk taşıdığı
var sayılan kadınlar
doktor önerisi ile
daha erken yaşlarda
bu uygulamaya
başlayabilirler.
• Tanı amaçlı
mammografi kitle
bulunması ya da meme
akıntısı gibi meme
ile ilgili şikayeti
olan kadınlar ile
kontrol amaçlı
mammografisinde
normal olmayan
oluşumlar bulunan
kadınlar için
uygulanan bir
yöntemdir. Tanı
amaçlı mammografi
daha detaylı bir
işlemdir ve bu
nedenle kontrol
amaçlı mammografiden
daha uzun zaman
alır. Tanı amaçlı
mammografi kuşkulu
dokunun tam yerini,
boyutunu belirlemek
ve çevre dokuyla
lenf bezlerini
görüntülemek amacı
ile yapılır. Daha
önceden meme kanseri
geçirmiş kadınlar ve
memelerinde protez
bulunan (Silikon
vb.) kadınlar tanı
mammografisi
yaptırırken daha
fazla açıdan
görüntülenebilirler.
Mammografi Nasıl
Yapılır?
Mammografi
çekilirken, uzman
hastayı gerekli
konuma getirerek her
bir memeyi ayrı ayrı
görüntüler. Her
memenin çekiminde,
meme film taşıyıcı
plakalar üzerine
dikkatlice
yerleştirilir ve
nazikçe iki levha
arasında bastırılır.
Bu levhalar
genellikle şeffaf
cam elyafından ya da
başka şeffaf
plastiklerden
yapılmışlardır. Bu
sıkıştırma memenin
düzleşmesine neden
olur, bu da dokunun
daha başarılı
görüntülenmesini ve
incelenmesini olası
kılar. Dokunun
aldığı ışın miktarı
da azalır.
Bazı mammografi
merkezlerinde,
uzmanlar mammografi
öncesi meme derisi
üzerine yapışkan yer
belirleyiciler
koyabilirler. Bu
işaretlemenin amacı,
yaralar gibi kanser
ile ilgisi olmayan
ancak yanlış
değerlendirmelere
yol verebilecek
oluşumları
belirlemek
olabileceği gibi,
mammografi
yapılmasına neden
olan bulunmuş kitle
gibi potansiyel
alanları işaretlemek
de olabilir. Bazı
mammografi
merkezlerinde, her
zaman meme ucuna bir
işaretleyici konulur
ve radyologlar bu
işaretleyiciyi
bulgularının
yerlerini belirlemek
amacı ile
kullanırlar.
|
|
Mammografi
çekilirken,
bir X ışını
kaynağı
çalıştırılır
ve oluşan X
ışınları
sıkıştırılmış
olan memenin
içinden
geçerek,
memenin
altındaki
film
kasetine
ulaşırlar.
Film kaseti
içinde
bulunan özel
bir fosfor
tabakası,
üzerine
düşen X
ışınları
oranında
ışık fotonu
oluşturur ve
bu ışık
fotonları
röntgen
filmi
tarafından
kaydedilir
ve filmde
kararma
oluşur. X
ışınları
farklı
yoğunluktaki
ve tipteki
dokulardan
farklı
oranlarda
geçtiği
için,
memenin iç
yapısı
görüntülenmiş
olur. Bu iki
aşamalı
görüntüleme
yöntemi,
duyarlılığı
yüksek
röntgen
filmleri ve
düşük
enerjili X
ışınları
kullanılarak
yapıldığı
için memenin
çok detaylı
görüntüsünü
olası olan
en az
radyasyon
miktarı ile
üretir.
İşlenmiş
mammografi
filmleri
radyologlar
tarafından
değerlendirilirler.
Radyologlar
değerlendirmelerinde
her iki
memenin
mammografisini
birbirleri
ile ve yeni
mammografileri
eskileri ile
karşılaştırırlar.
Değerlendirmede
radyologlar
gölgelere ve
meme dokusu
yoğunluğunun
dağılımına
bakarlar.
|
Mammografi parmak
izi gibidir,
kadından kadına
oldukça fazla
farklılık gösterir
aslında hiç bir
mammografi diğer bir
mammografiye
benzemez. Bu
nedenle, kontrollere
giderken daha önceki
kontrollerin
yalnızca raporlarını
değil bu
kontrollerde
çekilmiş mammografi
filmlerinin de
götürülmesi büyük
önem taşır. Daha
önce çekilmiş
mammografi filmleri
ile yeni çekilen
filmler arasındaki
küçük farklar
kansere erken
aşamada tanı
konmasını
sağlayabilir.
Memeler, yağ, bağ
dokusu ve salgı
bezlerinden
oluşmuşlardır. İyi
huylu ve kanser olan
lezyonlarda dahil
olmak üzere, meme
kitleleri mammografi
filmi üzerinde beyaz
bölgeler olarak
görünürler. Yağ
mammografi filmi
üzerinde siyah
olarak görünür.
Bunun dışındaki her
şey (salgı bezleri,
bağ dokusu,
tümörler,
mikrokalsifikasyon
gibi diğer önemli
anormaliteler)
mammografi filmi
üzerinde değişik
düzeyde beyaz olarak
görünür.
Mamografi
yapılırken memenin
sıkıştırılması
|
|
Mammografi
çekilirken
maksimum
oranda
dokunun
görüntülenebilmesi
için meme
bir miktar
sıkıştırılır.
Memenin
sıkıştırılması
bir miktar
rahatsızlık
yaratsa da,
bu yalnızca
mammografinin
çekilmesi
için gerekli
olan kısa
bir süre
içinde sona
erecektir.
Mammografi
çekilirken
sert bir
sıkıştırılma
ve basınç
hissedebilirsiniz
ama bu size
acı verecek
düzeyde
olmamalıdır.
Eğer acı
duyarsanız,
mammografi
teknisyenini
durumdan
haberdar
etmelisiniz.
Memenin
mammografi
çekilirken
sıkıştırılmasının
nedenleri; |
• Meme
sıkıştırıldığında
meme dokusu daha
geniş alana yayılır,
üst üste gelmeler en
az düzeyde olur ve
dolayısı ile memenin
anatomisi ve olası
anormallikler daha
iyi
görüntülenebilir.
Örneğin, yetersiz
oranda yapılan
sıkıştırma
mikrokalsifikasyonların
kötü
görüntülenmesine yol
açar,
mikrokalsifikasyonlar
minik kalsiyum
birikmeleridir ve
genellikle meme
kanserinin erken
işaretlerindendir.
• Normal yapılara
ait gölgelerin üst
üste gelerek,
şüpheli bir görüntü
oluşturma olasılığı
azalır.
• Daha ince bir doku
incelenecek olduğu
için daha az oranda
X-ışınına gereksinim
olur.
• Memenin hareket
etmesine engel
olarak, görüntülerin
bulanıklaşması
önlenir.
• X-ışının kalın
doku içinde
dağılarak, görüntü
kalitesini
düşürmesine engel
olunur.
Mammografi
yapılırken alınan
görüntüler
Kontrol amaçlı
mammografi
yapılırken, memeler
ayrı ayrı
görüntülenir. Bu
işlem sırasında;
• Tipik olarak
yukarıdan (cranial-caudal
görüntü, CC)
• ve, bir açıyla,
eğimli olarak (mediolateral-oblique,
MLO)
görüntü alınır.
|
|
|
|
CC Görüntüsü |
Oblik
Görüntüsü |
Tanı amaçlı yapılan
mammografide de
memeler ayrı ayrı
görüntülenir. Bu
işlem sırasında
kontrol amaçlı
mammografide alınan
görüntülere ek
olarak, problem ile
ilintili ek
görüntüler alınır.
Bunlar arasında;
• Dışarıdan içeriye
doğru yandan alınan
Lateromedial (LM)
görüntüsü
• Memenin ortasından
dışarıya doğru
alınan Mediolateral
(ML) görüntüsü
• Büyütülerek
yukarıdan alınan CC
görüntüsü
• Problem görülen
alan sıkıştırılarak
alınan görüntüler
vardır.
Bunlara ek olarak
bazen, her iki
memenin iç kısmını
görüntülemek
amacıyla alınan
"vadi görüntüsü"
alınır. Bu görüntü
alınırken her iki
meme de görüntüleme
yerine konur ve
aralarındaki bölge
ile içe bakan
kısımları
görüntülenir.
Bu görüntülerde
normal olmayan
yoğunlukta dokular
saptandığında, daha
detaylı görüntüleme
işlemlerine baş
vurulur.
Mammografi
uygulamaları
“konvansiyonel” ve
“dijital” olarak
yapılabilmektedir.
Her iki uygulamanın
başlangıç
prosedürleri
aynıdır. Yani memeye
kompresyon uygulanır
(memeler
sıkıştırılır) ve X
ışını kullanılarak
görüntü elde edilir.
Ancak görüntü
bilgileri
konvansiyonel
mammografide röntgen
filmi üzerine,
dijital mammografide
bilgisayar ortamına
kaydedilir.
|
|
Analog
görüntülerin
(normal
röntgen
filmini
oluşturan
gri skala
bilgileri)
dijital
bilgiye
çevrilmesi 3
yöntemle
yapılmaktadır;
film
digitizer
kullanımı,
computed
radyografi (CR)
ve dijital
radyografi
(DR).
Düz
grafilerin
dijitalizasyonu
:
Konvansiyonel
düz
grafilerin,
digitizer
kullanılarak
dijital
veriye
çevrilmesidir
ve en az
verimli
metottur. Bu
metodun
büyük
departmanlarda
filme dayalı
sistemden
PACS’a geçiş
aşamasında
yararlı
olduğu
bildirilmektedir.
Ancak
mammografilerdeki
detay kaybı
fazla
olacağından
rutin
kullanımda
tercih
edilmemektedir.
CR :
CR tekniği,
dijital veri
elde etmek
için
konvansiyonel
radyografi
ekipmanını
kullanan bir
tekniktir.
Konvansiyonel
film yerine,
burada yüklü
bir plaka
radyasyonu
almaktadır.
Daha sonra
bu plaka
dijital
görüntü
oluşturmaktadır.
DR :
Hastayı
geçen
radyasyonu
direkt
olarak
dijital
bilgiye
çeviren
elektronik
detektörlerin
(alıcıların)
kullanıldığı
bir
metottur. Üç
metot
arasında en
pahalısı
olmakla
birlikte
hasta yükü
fazla olan
departmanlarda
dijital veri
elde etmek
için en
pratik
yoldur. |
Günümüz bilgisayar
teknolojisinde
kaydedilen büyük
gelişme, dijital
radyolojik
sistemlerin de aynı
hızda gelişmesini
sağlamış, farklı
birçok dijital
radyolojik yöntem
geliştirilmiştir.
Görüntü verilerinin
dijitalizasyonu
gerek arşivleme
gerekse
rekonstrüksiyon
denilen görüntünün
yeniden
işlenebilmesinde çok
büyük yararlılıklar
sağlamıştır. Ayrıca
elde edilen
görüntülerin
“network”
iletişimleri
aracılığıyla
çekimlerin
gerçekleştirildiği
yerden farklı
merkezlere
transferi, görüntü
verilerinin
bilgisayar aracılığı
ile
değerlendirilmesi ve
yorumlanmasını
sağlamıştır.
DİREKT RÖNTGEN
-
TELE
-
AKCİĞER
-
WATER'S
(PNS)
-
ÖSEFAGUS
PASAJ
-
MİDE - DOUDENUM
İNCE BAĞIRSAK
(Tek Kont)
KOLON (Çift
Kontrast)
IVP
DÜS
HSG
1-Tetkiki
yaptıracak olan
hastaların belirli
bir hazırlık yapması
gerekmemektedir.
2-Hamile
olan hastaların
kesinlikle direkt
grafi çektirmesi
yasaktır.
Histero Sapingo
Grafi (Histero)
İlaçlı
rahim
filmi
(ilaçlı
film,
HSG,
histerosalpingografi) nedir?
Halk
arasında
"ilaçlı
rahim
filmi
veya
ilaçlı
film"
olarak
da
bilinen
Histerosalpingografi
(veya
kısa adı
ile HSG)
x-ışınları
kullanılarak
yapılan
bir
röntgen
incelemesidir.
İlaçlı
rahim
filmi
(ilaçlı
film,
HSG,
histerosalpingografi)
anlamı
nereden
gelmektedir?
Histerosalpingografi;
Histero-Salpingo-Grafi
(HSG)
kelimelerinin
birleşmesinde
meydana
gelmiştir.
Bunda
histero
rahim,
salpingo
tüpler,
grafi de
görüntüleme
anlamlarına
gelmektedir.
Yani,
özetle
HSG,
rahim ve
tüplerin
radyolojik
olarak
görüntülemesine
verilen
isimdir.
HSG
(İlaçlı
rahim
filmi, histerosalpingografi)
nasıl
çekilir?
HSG
çekilirken serviksten
(rahim
ağzından) geçen
silindirik
bir
kateter
yardımıyla
uterus
içine
yağlı
bir
x-ışını
boyası
(opak
madde)
verilmektedir.
Bu opak
maddenin
dağılımına
bakılarak
rahim
içi veya
fallop
tüpleri
ile
ilgili
problemler
ortaya
çıkarılmaya
çalışılır.
İlaçlı
rahim
filmi
(ilaçlı
film,
HSG,
histerosalpingografi)
neleri
gösterir?
X-ışınlarına
duyarlı
opak
maddenin
yayılım
şekli
değerlendirilerek;
I.
Uterus
(rahim)
boşluğu
içinde
yer
kaplayan
kitlelerin
varlığı
araştırılır
(Bu
rahim
içi
kitleler endometrial
polip,
submüköz
myom,
uterin
sineşi
adı
verilen
rahim
içi
yapışıklıklar
olabilir).
II. Opak
maddenin
tüpler
içinde
ilerleyişi
ve karın
içine
yayılışı
sonrasında
tüplerin
durumu araştırılır. Tüplerin
birinde
veya her
ikisinde
birden kısmi
ya da
tam bir
tıkanıklık
olup
olmadığı
anlaşılabilir.
Tüplerin
tıkanıklık
haline
"tubal
obstruksiyon"
adı
verilir.
HSG,
infertilite
araştırmalarında
sıklıkla
rutin
olarak
uygulanan
bir
yöntemdir.
İlaçlı
rahim
filminin
(ilaçlı
film,
HSG)
diğer
avantajları
nelerdir?
En
önemli
avantajlarından
birisi
de HSG’
nin
tedavi
edici
özelliğidir.
Şöyle
ki; HSG
çekilmesini
takiben
tüplerin
içindeki
küçük
yapışıklıkların
açılması
söz
konusudur.
İnfertil
(kısırlık
sorunu
olan)
bir
bayanda
diğer
parametreler
normal
ise ve HSG
çekilmesine
rağmen
tüm
bulgular
normal
olsa
bile
kişi
infertilite
tedavisine
başlanmasa
filmin
çekiminden sonraki
6 ayda
gebelik
oranları
artmaktadır.
Bu
nedenle
HSG
kısırlık
tedavisinde
hem
teşhis
için hem
de
tedavi
için
önemli
bir
yöntemdir.
HSG için
en ideal
zaman
nedir?
HSG
çekimi
için en
uygun
zaman
adet
bitiminden
bir kaç
gün
sonrasıdır. Daha
sonrasında
veya
adet
döneminde
hsg
filmi
çekimi
önerilmez.
İlaçlı
rahim
filmi
(ilaçlı
film,
HSG)
neden
adet
bitiminden
hemen
sonra
çekilmelidir?
HSG
çekilmesinin
adet
bitiminden
sonraki
1-3 gün
içinde
olmasının
üç ayrı
temel sebebi
vardır:
I.
Adetten
temizlenme
yeni
olduğu
için
gebelik
şansı bu
dönemde bulunmamaktadır.
Bu
nedenle
muhtemel
olarak
oluşan
yeni bir
gebeliğe
zarar
verilmemiş
olunur.
II.
Adetin
ilerleyen
günlerinde
rahim
içi
kalınlaşacak
bu da
rahim
içindeki
olası
kitleleri
gizleyecek
ve
görüntünün
netliğini
azaltacaktır.
III.
Adet
dönemi
ve adet
döneminden
hemen
sonra
rahim
ağzı
kanalı (cervical
kanal)
açıktır.
Zaman
ile
rahim
ağzı
kanalı
kapanacak
bu da bu
bölgeye
yerleştirilen
kateterden
içeriye
opak
maddenin
girişini
engelleyecektir.
İlaçlı
film (HSG)
adetli
dönemde
çekilir
mi?
Hayır.
HSG
adetliyken
çekildiğinde
enfeksiyon
ve
endometriosis
hastalığı
gibi
riskler
taşıdığından
ötürü
çekilmez.

Histerosalpingografi
(HSG)
tetkiki
ile
rahim ve
tüplerin
görüntülenmesi
HSG (ilaçı
rahim
filmi)
nasıl
çekilir?
HSG,
aslında
özel bir
röntgen
filmi
çekimidir.
Bunun
için
önce
hasta
jinekolojik
pozisyonda
röntgen
masasına
yatırılır.
Antiseptik
solüsyonla
dış
genital
organ ve
vajina
dezenfeksiyonunu
takiben
serviks
"tenekulum"
denen
özel bir
aletle
sabitlenir.
Servikal
kanaldan
içeri
itilen
özel bir
kanül
vasıtası
ile
kontrast
(opak)
madde
rahim
içine
enjekte
edilir.
İşlem
birkaç
aşamada
gerçekleştirilir.
Enjekte
edilen
madde
miktarı
ve
enjeksiyon
basıncı
ayarlanarak
kontrast
maddenin
rahim
içini
doldurması,
tüplerden
geçişi,
pelvis
(alt
karın
boşluğu)
içinde
dağılışı,
iki veya
üç film
çekilerek
görüntülenir.
İşlemin
"endoskopi
(skopi)"
yardımıyla
yani
ilacın
yayılımını
görerek
yapılması
başarı
oranını
arttırır.
Daha
sonra bu
filmler
incelenerek
rahim
içinde
bölme,
polip
veya
myom
varlığı,
rahim
yapısı,
tüplerin
açık
olup
olmadığı,
tüplerin
uç
kısmının
alt
karın
boşluğuna
açılıp
açılmadığına
bakılır.
Genelde
hasta
işlemden
24 saat
sonra
yeniden
çağrılarak,
bu kez
düz
(ilaçsız)
batın
filmi
çekilir.
Böylece
ilacın
batın
içine
yayılımının
varlığı
araştırılır.
HSG’ nin
bir
başka
kullanım
alanları,
laparoskopi
,
histeroskopi
ve tubal
reanatamoz
(tüplerin
mikrocerrahi
ile
açılması
ameliyatı) operasyonları
sonrasında
yapılan
işlemlerin sonuçlarını
ve
başarısını
değerlendirmektir.
HSG (ilaçı
rahim
filmi)
kimler
için
uygun
değildir?
HSG bazı
kişiler
için
uygun
olmayabilir.
Bunlar;
Rahim
ağzı
yarası
olanlar
ile vajinal
veya
servikal
(rahim
ağzı)
enfeksiyonu
olanlar.
Bu tür
kişilerde
film
çekimi
sırasında
mikroplar
rahim
içine
taşınabilir.
Bu
nedenle
öncelikle
enfeksiyon
tedavisi
gereklidir.
Rahim
ağzı
darlığı
olanlar.
Rahim
ağzında
darlık (cervical
stenoz)
olanlar
da HSG
çekimi
bazan
çok zor
bazan da
imkansız
hale
gelebilir.
Rahim
ağzında
veya
rahim
içinde
kanser
veya
kanser
şüphesi
olanlar.
Bu
durumlarda
da
kanser
hücreleri
film
çekimi
sırasında
rahim
içinden
batına
yayılabilir.
HSG
çekimi
ağrılı
bir
işlem
midir?
Evet bir
miktar
ağrılı
olabilir.
İlaçlı
film
sırasında
rahim
içine
enjekte
edilen
sıvı-
opak
madde
tüplere
giderken
ve
tüplerden
batına
geçerken bir
miktar
ağrı
hissedilebilir.
Bu ağrı
asla
dayanılmayacak
düzeyde
değildir
ve yalnızca
bir kaç
dakika
sürmektedir.
Yine
de bazı
hastalar
hiç ağrı
çekmemek
için
jinekolog
veya
radyolog
hekimlerinden,
genel
anestezi
eşliğinde
(uyutularak)
ilaçlı
rahim
filmi
isteminde
bulunmaktadırlar.
Her tüp
bebek ve
infertilite
(kısırlık)
tedavisine
başlamadan
önce HSG
çekilmesi
şart
mıdır?
Evet.
Her tüp
bebek (ivf)
ve
kısırlık
tedavilerinden
önce HSG,
rutin
olarak
kadına
transvajinal
ultrason
ve
kandan
bazal
hormon
testleri
yapılması
şarttır.
Erkekte
de
spermiogram
testinin
(meni
testi) yapılması
önerilmektedir.
Bu
şekilde
kısırlığa
neden
olabilecek
sebeplerin
yaklaşık %85'i
ortaya
konmuş
olur.
HSG
sonrası
tüpleri
kapalı
görünen
bir
kişiye
ne tür
bir
işlem
yapılmalıdır?
HSG
sonrası
fallop
tüpleri
kapalı (tubal
obstruksiyon) çıkan
bir
hastaya
ileri
tetkik
ve
tedavi
açısından
laporoskopi ameliyatı
uygulanmalıdır.
Unutulmamalıdır
ki
laporoskopi tüplerdeki
durumu
gösteren
"direkt"
bir
yöntemdir.
Halbuki
HSG bir
"indirekt"
yöntemdir
ve
dolaylı
olarak
tüplerde
bir
sorun
olabileceğini
göstermektedir.
HSG de
tüpler
kapalı
görünmesine
rağmen
gerçekte
açık
olabilir
mi?
Evet.
İlaçlı
film
sırasında
opak
maddenin
hızlı
verilmesi, rahimden
tüplerin
bağlandığı
kısımda reaksiyonel
olarak
spasm
(kasılma)
oluşturarak
ilacın
batın
içine
gitmesine
engel
olabilir.
Bu
durum
"tubal
spasm"
olarak
bilinir
ve
gerçekte
tüpler
açık
olduğu
halde
filmde
kapalıymış
gibi bir
durum
ortaya
çıkarır.
Tubal
spasmdan
şüphe
edildiğinde
iki şey
yapılabilir;
I.
Bu sefer
ilaç
daha
yavaş
verilerek HSG
filmi
tekrarlanır
ve tüpler
yeniden
değerlendirilir.
II.
Laporoskopi
ile
kesin
tanı
konulur.
Tüpleri
kapalı
kişilerde
ne tür
işlemler
yapılabilir?
Tüplerin
tam
olarak
açık
olup
olmadığı
önemlidir.
Çünkü
tüpleri
laporoskopide
de tam
olarak
kapalı
görülen
bir
kişide
uygulanacak
tek
yöntem
tüp
bebek (ivf)
işlemidir.

İVP (İntraVenöz
PiyeloGrafi)
-
İVP(ilaçlı
böbrek filmi)
tetkiki yaptıracak
hastalarımızın bir
gece öncesinde saat
17.00’de hafif bir
kahvaltı yapması ve
sonrasında aç
kalması
gerekmektedir.Ayrıca
bir gece öncesinden
barsak temizliği
için verilen ilacın
kullanılması
gerekmektedir.
-
İVP
tetkiki yaptırması
sakıncalı olan
hastalar ise şu
şekilde
sıralanabilir. İlaca
bağlı Alerjik
reaksiyon geçirme
öyküsü olan
hastalar,hamileler,böbrek
yetmezliği olanlar
(böbrek fonksiyon
testlerine bakılarak
karar verilir) ve
doktordan İVP
çektiremez şeklinde
beyan almış olanlar
bu tetkiki
yaptıramazlar.

Kalın Barsak Filmi
(Kolon Grafisi)
Kolon
Grafisi ne zaman
gereklidir?
Nedensiz yeni
meydana gelen
kabızlık yada
geçmeyen ishaller
İzah edilemeyen
karın ağrıları
Karın içinde kitle
saptanması
Dışkıyla kan
görülmesi
Kolon
Grafisi yapılmaması
gereken durumlar
nelerdir?
Tosik Megakolon
hastalığında
Pseudomembranous
colitis
(antibiyotiklere
bağlı ishallerin
geliştiği haller)
Rektum (son barsak)
dan biopsi
alınmasından sonraki
7 gün içinde
Yakın zamanda barsak
ameliyatı geçirmiş
olmak
Kullanılan ilaçlar:
Baryum içeren hazır
ilaçlar
Buscopan ampul
Kolon
grafisine hastayı
hazırlama:
Hastanın hamile olup
olmadığı mutlaka
sorulmalı ve
belirlenmelidir.
Hasta psikolojik
olarak filme
hazırlanmalı ve
yapılacaklar
anlatılmalıdır
Kullanılacak olan
ilaçlara karşı
duyarlılık
araştırılmalı ve
kontrol edilmelidir.
Hasta bir gece
öncesinden kolon
temizliği yapılarak
(laksatifler,lavmanlar
v.s. ile) kolon
filmine
hazırlanmalıdır.
Bir gün önceki
akşamı posasız bir
diyet
verilmelidir.(Diyabet
hastaları için özel
bir diyet
gerekebilir)
Teknik
Film dozunu,anatomik
yapıyı ve kolon
temizliğinin
durumunu
değerlendirmek için
boş bir “kontrol
filmi” alınır.
Hasta sol yan
pozisyona
yatırılarak anal
kanaldan son barsağa
kanül/katater
uygulanır.Lavman
yoluyla bu
pozisyonda ,daha
sonra sırtüstü de
yatırılarak Baryumlu
sıvı barsak içine
sevkedilir.Oldukça
ileriye gitmesi ve
daha sonra çift
kontrast film
çekebilmek için
içeriye hava da
sevkedilir.
Bu arada barsağın
sapzm yapmasını
engellemek için
buskopan gibi bir
düz kas gevşetici
ilaç verilir.
Flouroskopi kontrol
altında baryumun
ulaştığı bölgeler
gözlenerek seri
halde filmler
alınır.
Hasta değişik
pozisyonlara
çevrilerek her
yönden film alınması
sağlanır.
Hasta tuvalete
gönderilerek
baryumun
boşaltılması
sağlanır.
Tamamen boşalttıktan
sonra da boşalmış
kolonun filmi tekrar
alınır.
Girişimsel Radyoloji
Nedir?
Bir çok
hastalığın cerrahiye
alternatif olarak
perkütan girişimle
tedavilerinin
yapılma yöntemidir.
Niçin
Girişimsel Radyoloji
?
-
Cerrahinin
uygulanamadığı
durumlarda
yapılabiliyor
olması
-
Sonuçlarının
cerrahi ve diğer
tedavi
yaklaşımlarına
benzer olması
-
Genellikle
anestezi
gerektirmemesi
-
Komplikasyon
oranlarının
düşüklüğü
-
Kısa hastane
kalış süresi ve
bakım
kolaylıkları
-
Genellikle daha
düşük maliyette
olması tercih
edilmesindeki
nedenlerdir.
Biyopsiler:
-
İnce iğne
aspirasyon
biyopsileri ya
da Tru-cut
biyopsileri
çeşitli
radyolojik
görüntüleme
teknikleri
(Ultrasonografi
ve/veya
Bilgisayarlı
Tomografi )
eşliğinde
-
Boyun kitleleri
ve Tiroid
nodülleri
-
Toraks kitleleri
-
Batın içi organ
biyopsileri
(Karaciğer,
pankreas,
böbrek)
-
Kemik
biyopsileri
uygulanır.
Panoromik
Sefalometrik Röntgen


|
|
|
|
|
|
|
|